logo

OTOMOTİV LİDERLERİNİN DE YAPMAMASI GEREKEN BEŞ HATA

M. İbrahim Aybar

M. İbrahim Aybar
ibrahimaybar@yedpahaber.com
OTOMOTİV LİDERLERİNİN DE YAPMAMASI GEREKEN BEŞ HATA

Merhabalar,

Dijital dergiler içinde bulunan monday.com her bir iş lideri için bazı öğütler derlemişti. Otomotivde yılın ikinci yarısını düşününce bu öğütleri sizlerle paylaşmadan duramadım doğrusu. Profesyonel yaşamımızda zaman zaman karşılaşırız. Yakınlarımızda kendi ekiplerini bir şekilde olumsuz etkileyerek performansını düşüren iş liderleri eksik olmaz. İşin zor yanı ise, bu tür insanları kısa sürede ortaya çıkarmak olur. Çünkü çalışanlar genelde iş liderleri hakkında konuşmaktan çekinir. Dolayısıyla, istemeyerek te olsa böyle sorunlu iş liderlerinden birisi olmamak için aşağıdaki beş hatadan kesinlikle kaçınmak gerektiğini hatırlamakta fayda var:

Devamlı bir anlaşma ortamı aramak

Yaşamımızda ve iş ortamında fikir ayrılıkları ve çatışmalar hep olur. Bir çok yönetici iş ortamında bunun olmasından çekinir. Zira takım dinamiğini bozmasından ve kendi yönetim performansını olumsuz etkilemesinden endişe duyar. Sonuç olarak anlaşmazlıkları halının altına süpürtür ve hiç yokmuş gibi davranmaya başlar. Çalışanlar sessiz kalsalar bile moraller bozuk, motivasyon düşük olur.

Dolayısıyla yapılacak iş çatışmalardan kaçmamaktır. Bu çatışmaları fırsata çevirip takım üyeleri arasında daha güçlü ilişkiler kurabilmek

iş liderinin görevi olmalıdır. Eğer takım üyeleri saygı ortamında farklı fikirler ileri sürmeye cesaret bulurlarsa yenilikler ve etkili karar süreçleri hızla gelişecektir. İşbirliğinin ve deneyimlerin artması, başarılı sonuçları getirecek, değer artışı sağlayacaktır.

Herkesin arkadaşı olmaya çalışmak

Birçok iş lideri, yönettiği ekipleri birer aile ya da arkadaş topluluğu gibi görmek ister. Böylece ekip uyumunun ve aidiyetin artacağını düşünür. Ancak kişisel yakınlaşmalar ekip çalışmalarına ve iş birliğine aynı oranda yardımcı olmaz. Bazı çalışanlar yöneticisine yakınlaşma sayesinde sivrilebilir. Ancak bu durumda çok dikkatli olunmaz ise sınırların ortadan kalktığı yakınlaşmalarda iş verimi artmaz, aksine azalır ve çeşitli sıkıntılar başlayabilir.

Dolayısıyla ekipte arkadaşlık konusu açıldığında ekip bireylerinin performansı ve profesyonel gelişimi öncelikle ele alınmalı. Yakın ilişki ve arkadaşlıklar zarar vermeye başlamışsa araya mesafeler konmalı. Duygusal tercihlere, taraf tutmaya veya ön yargılara fırsat verilmemeli.

İşlerin çok fazla içine girmek

Hepimizin başına zaman zaman gelmiştir. Başarı için bazen çok yoğun iş yükü altında çalışmak gerekebilir. Bu gibi durumlarda başarılı iş liderleri de mikro yönetim suçu işlemeye yatkın olabilir. İş liderinin detaylara girip mikro yönetim yaptığı yoğun işlerde çalışanlar üzerinde yapılan bir araştırma, çalışanların %68 inin daha düşük moralle çalıştığını ve %55 inin üretkenliğinin düştüğünü gösteriyor. monday.com bunun detaylarını veriyor.

Ekip yönetilirken, çalışılan konu üzerinde en iyi sonuçları almak için çalışanlar arasında güven eksikliği olmamasına ve onların yeteneklerini kısıtlayıcı olmamaya dikkat edilmeli. Çalışanların yanında olduğumuzu hissettirecek kadar aralarında olmak, onların gelişmesine destek olacaktır. Dolayısıyla ekip çalışanlarının ihtiyaç duyduğu zamanlarda onlara destek çıkmak ile başarılı olmalarını sağlayabiliriz.

Haddinden fazla serbesti sağlamak

Bazı iş liderlerinin mikro yönetime odaklanmanın tersine, sorunu tersine çevirerek hiç ortada görünmedikleri de oluyor. İşlere çok müdahil oluyor görünmemek için çalışanlarını yalnız ve ihmal edilmiş hissettirebiliyorlar. Yapılan son araştırmalarda bu durumdaki çalışanların %30 u hiç fark edilmediklerini düşünüyor. Çalışanların onda dokuzu ise liderlerinin ortada olmadığından şikayetçi. Elbette ekip çalışanlarına serbesti vermek, onlara güven duymak önemli. Ama aynı oranda aralarında bulunmak ta önemli.

Dolayısıyla ekip çalışanlarına uzaktan iş delege etmek ve onları yetkilendirmek isteniyorsa onlara ulaşılır olmayı sağlamak gerekli. Onlara yol göstermek, destek olmak anlamlı geri dönüşler sağlayacaktır. Ek olarak yönlendirme gerekiyorsa iş liderinin hemen öne çıkması yararlı olacaktır.

Ekibe aşırı koruyucu davranmak

Bazen iyi niyetle ve yardımsever yaklaşımla iş liderleri çalışanlarından şirket sorunlarını saklamayı tercih eder. Bu sorunların çalışan motivasyonunu ve verimini olumsuz etkileyeceğini düşünür. Ancak bu yaklaşım iyi niyetli olsa da bilgisi eksik olank ekip çalışanlarının söylentilere inanmasıyla aralarında ve hatta yönetime güven eksikliği doğabilir. Hatta çalışana güncel olarak olumlu bilgilendirmeler yapılmasa bile iş lideri ekibine karşı daima şeffaf olmalı, bilgi saklamadığına ya da gelişmeleri olduğundan farklı aktarmadığına dair ekibine güven vermeli. Zorluklar karşısında çalışanların iş liderlerine güven duyma ihtiyacı çok net ortaya çıkıyor. Böylece ekip ve iş ile ilgili daha sağlıklı kararlar alınabiliyor.

Özellikle ülkemizin otomotiv sektörü gibi öngörmenin çok zor olduğu, konjonktürün sık sık değiştiği dinamik bir sektördeki çalışanların da kendi gelecekleri için güvenilir ve kendilerinin yanında olduğundan kuşku duymadıkları iş liderlerine her zaman ihtiyaçları var. Özellikle bu yılın ikinci yarısındaki şartlar bu ihtiyacı daha da belirgin hale getirecek. O nedenle bu öğütleri bir kez daha hatırlamakta fayda gördüm. Bana katılacağınızı umuyorum.

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE YEDPA’DAN GELECEĞE UZANAN VİZYON

    25 Mart 2026 GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV, YEDPA HABERLER

    Değerli meslektaşlarım, Ekonomik rekabetin kuralları hızla değişirken, ticaret merkezleri ve sanayi bölgeleri de bu dönüşümün bir parçası olmak zorundadır. Artık yalnızca üretmek, satmak ya da büyümek yeterli değil; güvenli, sürdürülebilir ve geleceğe uyumlu bir yapı kurmak kurumların varlığını sürdürebilmesi için temel bir zorunluluk haline gelmiştir. YEDPA’da son dönemde atılan adımlar, bu dönüşümün somut bir örneğini oluşturmaktadır. Uzun yıllardır gündemde olan 1032 ada 2 No’lu parseldeki yapılaşma sürecinde gelinen kritik aşama, yaln...
  • İRAN MERKEZLİ JEOPOLİTİK GERİLİMİN OTOMOTİVE ETKİSİ

    25 Mart 2026 GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV

    Merhabalar, Mart 2026 ayının sonuna geliyoruz. ABD ve İsrail güçlerinin İran’a saldırmasının üzerinden neredeyse dört hafta geçti. Gerçi yazımızın hazırlandığı saatlerde Trump yeni açıklamalarla tansiyonu düşürme gayretine girdi ama Orta Doğu’da tırmanan İran merkezli bu gerilim, küresel otomotiv endüstrisini son yılların en karmaşık sınavlarından biriyle karşı karşıya bırakmayı sürdürüyor. Pandemi sonrası toparlanmaya çalışan sektör, şimdi de ‘Hürmüz Boğazı’ kaynaklı bir enerji şoku kıskacında. ​Bugün itibarıyla İran geriliminin otomotiv s...
  • KÜRESEL PAYLAŞIM EKONOMİSİNİN 2025 PERFORMANSI VE 2026 PROJEKSİYONLARI

    05 Şubat 2026 EKONOMİ, GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV

    Paylaşım ekonomisinin hacmi, 2025 yılında 400 milyar dolara yaklaştı. Küresel enflasyonist baskılar ve hammadde maliyetlerindeki artış, tüketicileri yeni ürün satın almak yerine mevcut kaynakları paylaşımlı kullanmaya yöneltmeye devam ediyor. Bu ekonomi modeli, 2024 yılına oranla %26,5’lik bir büyüme kaydederek, geleneksel perakende ve hizmet sektörlerinin büyüme hızını ikiye katladı. -2025’te “Hizmet Olarak Mobilite” kavramı olgunluğa ulaştı. Elektrikli yeni enerji taşıtı (NEV) paylaşım filoları, büyük metropollerde özel taşıt sahipliğini %...
  • TÜRKİYE OTOMOTİV SEKTÖRÜ SINIRDA KARBON DÜZENLEMESİNE (CBAM) HAZIR MI?

    10 Ocak 2026 GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV

    Merhabalar, Bildiğiniz gibi 2026 yılına girdiğimiz bu günlerde AB ülkeleri Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) uygulamasına başladı. Bu yazımda otomotiv sektörümüzün uygulamaya ne kadar hazır olduğunu değerlendireceğim. Memnuniyetle söyleyebiliriz ki Türkiye otomotiv sektörü, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) sürecine en hazırlıklı sektörlerin başında geliyor. Otomotiv sektörümüz aslında doğrudan bir CBAM sektörü değil. Yine de kullandığı ana girdiler (demir-çelik, alüminyum, karbon-fiber vb) üzerinden bu mekanizmadan do...