Son Dakika


Değerli meslektaşlarım,
Ekonomik rekabetin kuralları hızla değişirken, ticaret merkezleri ve sanayi bölgeleri de bu dönüşümün bir parçası olmak zorundadır. Artık yalnızca üretmek, satmak ya da büyümek yeterli değil; güvenli, sürdürülebilir ve geleceğe uyumlu bir yapı kurmak kurumların varlığını sürdürebilmesi için temel bir zorunluluk haline gelmiştir. YEDPA’da son dönemde atılan adımlar, bu dönüşümün somut bir örneğini oluşturmaktadır.
Uzun yıllardır gündemde olan 1032 ada 2 No’lu parseldeki yapılaşma sürecinde gelinen kritik aşama, yalnızca bir imar meselesinin çözümü değil; aynı zamanda vizyoner bir yönetim anlayışının sonucudur. Eksik hisselerin tamamlanması, ilgili kamu kurumlarıyla yürütülen yoğun temaslar ve hukuki süreçlerin titizlikle yönetilmesi, YEDPA’nın geleceğini doğrudan etkileyecek önemli bir eşiğin aşılmasını sağlamıştır. Tapunun YEDPA adına tescil edilmesi ve hak sahipleriyle uzlaşma sağlanması, yıllardır süren belirsizliğin yerini planlı ve güvenli bir geleceğe bıraktığını göstermektedir.
Bu gelişme yalnızca bir parselin yapılaşmaya açılması anlamına gelmemektedir. Aynı zamanda YEDPA’nın kurumsal kimliğini güçlendiren, yatırım ortamını daha öngörülebilir hale getiren ve bölgenin ekonomik değerini artıran stratejik bir adımdır. Ticaret merkezlerinin sürdürülebilirliği, sadece bugünü değil, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da gözeten bir planlama anlayışını gerektirir. Atılan adımlar, tam da bu anlayışın bir yansımasıdır.
YEDPA’da yürütülen çalışmalar yalnızca fiziksel bir dönüşümü değil; zihinsel ve kurumsal bir dönüşümü de temsil etmektedir. Güven veren, planlı ve sürdürülebilir bir yapı oluşturma çabası, YEDPA’yı yalnızca bir ticaret merkezi değil, geleceğe hazırlanan bir ekonomik ekosistem haline getirmektedir.
Sürdürülebilirlik: Rekabetin Yeni Anahtarı
Türkiye otomotiv sektörü; yüksek katma değer yaratan yapısı, 1,4 milyonun üzerindeki iç pazar büyüklüğü, yaklaşık 1,5 milyon adetlik üretim kapasitesi, yüzde 70’i aşan ihracat oranı ve 41,5 milyar doların üzerindeki ihracat geliriyle ülkenin küresel rekabet gücünü temsil etmektedir. Dünya otomotiv sektörünün yıllık yaklaşık 90 milyon adetlik üretim ve satış hacmi, 3 trilyon doların üzerindeki ekonomik büyüklüğü ve küresel ekonomide yüzde 5’i aşan payı, bu alanı yalnızca bir sanayi kolu değil, teknolojik dönüşümün lokomotifi haline getirmiştir.
Öte yandan sanayi ve ticaret dünyasının geleceğini şekillendiren temel unsur sürdürülebilirliktir. Özellikle otomotiv sektörü, bu dönüşümün en belirgin yaşandığı alanlardan biridir. Artık başarının ölçütü yalnızca üretim hacmi değil; karbon ayak izi, çevresel etki ve sürdürülebilirlik performansıdır. Bu durum, çevresel hassasiyetin ötesinde, küresel rekabetin yeni gerekliliğidir.
Uzun yıllar vizyon söylemi olarak ele alınan sürdürülebilirlik kavramı, bugün rekabetin, ihracatın ve finansmana erişimin temel belirleyicisi haline gelmiştir. Artık mesele çevreci görünmek değil; küresel pazarlarda var olabilmektir.
Türkiye otomotiv sektörü üretim kapasitesi ve ihracat performansıyla küresel ölçekte önemli bir konuma sahiptir. Ancak Avrupa Birliği’nin karbon düzenlemeleri, sınırda karbon düzenleme mekanizması ve içten yanmalı motorların kademeli olarak devre dışı bırakılmasına yönelik hedefler, sektör için yeni bir dönemin başladığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu dönemde rekabet edebilmek için yalnızca üretmek değil; temiz üretmek, verimli üretmek ve sürdürülebilir bir değer zinciri oluşturmak gerekecektir.
Elektrikli araçlar, geri dönüşüm sistemleri, döngüsel ekonomi ve enerji verimliliği artık geleceğe dair bir öngörü değil, bugünün ekonomik gerçekleridir. Sürdürülebilirlik bir tercih ya da kurumsal imaj unsuru olmaktan çıkmış; var olmanın ve rekabet edebilmenin ön şartı haline gelmiştir. Bu dönüşüme uyum sağlayan kurumlar ve ticaret merkezleri, yalnızca bugünü değil, geleceği de kazanacaktır.
Bugünün dünyasında güçlü olanlar değil, değişime uyum sağlayanlar ayakta kalmaktadır. Sürdürülebilirlik artık bir seçenek değil; var olmanın temel şartıdır. Atılan adımlar, bu gerçeğin doğru okunduğunu ve geleceğin bugünden inşa edildiğini açıkça göstermektedir.
Sağlık ve huzur içinde hayırlı, bol kazançlı çalışmalar temenni ediyorum.
Dr. Salih Sami Atılgan
YEDPA Yönetim Kurulu Başkanı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
25 Mart 2026 GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV
05 Şubat 2026 EKONOMİ, GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV
10 Ocak 2026 GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV
23 Nisan 2025 Köşe Yazıları, OTOMOTİV