logo

OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE DİJİTALLEŞME VE SİBER TEHDİTLER

Salih Sami Atılgan

Salih Sami Atılgan
salihsamiatilgan@yedpahaber.com
OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE DİJİTALLEŞME VE SİBER TEHDİTLER

Değerli okurlarımız, YEDPA’lı ortaklarımız dergimizin bu sayısında; Otomotiv sektöründeki teknolojik gelişmeler, dijitalleşme ve siber tehditler konuları ele alındı. Dijitalleşmenin beraberinde getirdiği siber tehditler ve korunma yolları ile ilgili konuları üzerinde bilgiler vereceğiz.

Dünyanın en büyük ilk 10 endüstrisi arasında yer almakta olan otomotiv endüstrisi, 2023 yılında da hız kesmeden büyümeye devam etmektedir.  COVID-19 salgını, ABD ve Çin arasında yaşanan politik ekonomik gerginlikler ile beraber, Rusya ile Ukrayna arasında patlak veren savaş, otomotiv endüstrisinde etkilemiştir. 2022 yılında ise çip krizi ve tedarik problemlerinin yarattığı etkiler olabildiğince aşılarak üretimin artmasına yönelik çalışmalar sürdürülmüştür.2023 Ötelenmiş ve öne çekilmiş talebi karşılanmada zorluklar olsa da üretim ve satış adetlerin de rekor sayılabilecek seviyede gerçekleşmektedir.

Artan teknolojik yenilikler ile uyumlu bir şekilde ilerleyen sektörlerin başında otomotiv sektörü gelmektedir. Küresel sürdürülebilirlik kapsamında hükümetlerin kendilerine koydukları karbon emisyon oranlarını azaltmaya yönelik hedefler bağlamında, 2050 yılına kadar karbon emisyonlarının net sıfır olması hedefi gibi, attıkları adımlarda, otomotiv endüstrisinde dijitalleşmenin hızla artmasına katkıda bulunmuştur. Karbondioksit salınımın azaltılması amacıyla elektrikli araçların üretimine geçilmesi ile beraber, bilhassa dijitalleşmeyi benimseyerek modern teknoloji ile üretim yapan Tesla vb. gibi markalar hali hazırda gündemde olan elektrikli araçlara olan ilginin gittikçe artmasına vesile olmuştur.

Otomotiv sektöründeki trendlerin başında, elektrifikasyon ve otomasyon gelmektedir. Bu nedenle son zamanlarda otomotiv endüstrisindeki yatırımlar, elektrikli araç üretimi ve batarya teknolojileri üzerine yoğunlaşmıştır. Artık insan el becerisine dayanan üretimin geride bırakılması ve robotlar ile dijitalleşmiş seri üretime geçilmesi nedeniyle otomotiv firmalarının en son teknolojik gelişmeleri takip ederek üretimde meydana gelen yenilikleri benimsemesi onlar için büyük bir önem arz etmektedir. Gelişmekte olan teknoloji ile beraber dijitalleşme artık üretim sürecinden satış sürecine kadar her alanda etkili olmaya başlamıştır. Hızla gelişmeye entegre olan otomotiv endüstrisi, yeni süreçleri benimserken sektöre yapay zekayı da entegre etmeye başlamıştır.

Universal Robots tarafından yaklaşık 10 yıl önce icat edilen iş birlikçi robotlar üretime daha çok entegre olmakta ve üretimde dijitalleşmeyi daha da güçlendirmektedir. Nesnelerin interneti sayesinde günlük hayatta kullanılan nesnelerin, internet aracılığıyla diğer nesneler ile veri alışverişi yapabilmesi sağlanmaktadır. Böylelikle nesneler senkronize şekilde çalışmaktadır. Bu teknolojiyi benimseyen otomotiv üreticileri, topladıkları veriler ile tasarruf, verimlilik ve kalite sağlayabilmektedir. Dünyada hem yerel hem de küresel pazarda rekabetçi olarak kalabilmek için birçok otomotiv firması Dijitalleşmenin artması ve pandemi dönemi ile beraber otomobillerin çevrimiçi ortamda satışının gerçekleşmesi olağan bir durum haline gelmiştir. Dijitalleşmenin otomotiv endüstrisinde etkisini artırması ile beraber otonom araçların kullanımının artması her ne kadar birçok yönden avantaj sağlasa da bazı dezavantajları da beraberinde getirmiştir. Siber tehditler bu dezavantajların arasında yer almaktadır.

Geçtiğimiz yıllarda global bir otomotiv markasının sahip olduğu platformlardan müşteri bilgilerinin açığa çıkarak kimlik bilgisi doldurma saldırısına uğramıştır. Bu saldırı ile müşterilere ait kişisel bilgiler saldırganların eline geçmiştir. Kimlik bilgisi doldurma saldırılarının yanı sıra araç motorlarına uzaktan müdahale edilmesi ve yakın mesafeden araçların kilidinin açılması vb. gibi birçok siber tehdit tehlikesi de bulunmaktadır. 2024 yılına kadar gerçekleşecek siber tehditlerin 500 milyar dolar civarında zarara yol açabileceği öngörülmektedir. Tesla firması gibi insan müdahalesi bulunmadan otomatik pilot sayesinde sürüş hizmeti sunan firmalar için araç motorlarına uzaktan müdahale edilmesinin yanı sıra, artık parmak izi veya teknolojik araçlar sayesinde araçların kilidinin açılması da müşteriler için endişe verici bir durumdur.

Türkiye’de hali hazırda TOGG, Karsan, Anadolu Isuzu ve Ford Otosan elektrikli araç üreticisi olarak yer almaktadır. Batarya elektrikli araç üretmek için kurulmuş olan TOGG, araç gücünü iyon pillerden almaktadır. Böylelikle kullanım esnasında 0 emisyon salınımı gerçekleştirmektedir. Dijitalleşme ile satış kanalları da değişmektedir. TOGG, tüm satış modelini internetten yürüteceğini açıklamıştır. Bununla beraber Türkiye’de internetten satış uygulamalarının yaygınlaşması beklenmektedir.

Tüm dünyayı etkilemiş olan tedarik zinciri sorunları araba üreticilerinin stratejilerini değiştirmesine sebep olmuştur.  Üreticilerin dijitalleşmeyi daha çok benimsemesi ile beraber birçok kolaylık elektrikli araçlara entegre olmuştur.  2022’de dünya çapında 10 milyondan fazla elektrikli otomobilin satıldığını 2023’te satışların %35 artarak 14 milyona ulaşması beklentisine sebep olduğunu açıklanmıştır. Elektrikli otomobillerin 2020’deki Pazar payı %4 iken bu oran 2022’de yüzde 14’e yükselmiştir. IEA’nın 2023 yılı için beklentisi ise bu yüzdenin 18’e çıkacağıdır.

Günümüzde dünya çapındaki tüm elektrikli otomobillerin yarısı Çin’de bulunmaktadır. Çin’i Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri takip etmektedir.

Sağlık ve huzur içinde hayırlı, bol kazançlı çalışmalar temenni ediyorum.

Salih Sami Atılgan

YEDPA Yönetim Kurulu Başkanı

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE YEDPA’DAN GELECEĞE UZANAN VİZYON

    25 Mart 2026 GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV, YEDPA HABERLER

    Değerli meslektaşlarım, Ekonomik rekabetin kuralları hızla değişirken, ticaret merkezleri ve sanayi bölgeleri de bu dönüşümün bir parçası olmak zorundadır. Artık yalnızca üretmek, satmak ya da büyümek yeterli değil; güvenli, sürdürülebilir ve geleceğe uyumlu bir yapı kurmak kurumların varlığını sürdürebilmesi için temel bir zorunluluk haline gelmiştir. YEDPA’da son dönemde atılan adımlar, bu dönüşümün somut bir örneğini oluşturmaktadır. Uzun yıllardır gündemde olan 1032 ada 2 No’lu parseldeki yapılaşma sürecinde gelinen kritik aşama, yaln...
  • İRAN MERKEZLİ JEOPOLİTİK GERİLİMİN OTOMOTİVE ETKİSİ

    25 Mart 2026 GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV

    Merhabalar, Mart 2026 ayının sonuna geliyoruz. ABD ve İsrail güçlerinin İran’a saldırmasının üzerinden neredeyse dört hafta geçti. Gerçi yazımızın hazırlandığı saatlerde Trump yeni açıklamalarla tansiyonu düşürme gayretine girdi ama Orta Doğu’da tırmanan İran merkezli bu gerilim, küresel otomotiv endüstrisini son yılların en karmaşık sınavlarından biriyle karşı karşıya bırakmayı sürdürüyor. Pandemi sonrası toparlanmaya çalışan sektör, şimdi de ‘Hürmüz Boğazı’ kaynaklı bir enerji şoku kıskacında. ​Bugün itibarıyla İran geriliminin otomotiv s...
  • KÜRESEL PAYLAŞIM EKONOMİSİNİN 2025 PERFORMANSI VE 2026 PROJEKSİYONLARI

    05 Şubat 2026 EKONOMİ, GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV

    Paylaşım ekonomisinin hacmi, 2025 yılında 400 milyar dolara yaklaştı. Küresel enflasyonist baskılar ve hammadde maliyetlerindeki artış, tüketicileri yeni ürün satın almak yerine mevcut kaynakları paylaşımlı kullanmaya yöneltmeye devam ediyor. Bu ekonomi modeli, 2024 yılına oranla %26,5’lik bir büyüme kaydederek, geleneksel perakende ve hizmet sektörlerinin büyüme hızını ikiye katladı. -2025’te “Hizmet Olarak Mobilite” kavramı olgunluğa ulaştı. Elektrikli yeni enerji taşıtı (NEV) paylaşım filoları, büyük metropollerde özel taşıt sahipliğini %...
  • TÜRKİYE OTOMOTİV SEKTÖRÜ SINIRDA KARBON DÜZENLEMESİNE (CBAM) HAZIR MI?

    10 Ocak 2026 GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV

    Merhabalar, Bildiğiniz gibi 2026 yılına girdiğimiz bu günlerde AB ülkeleri Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) uygulamasına başladı. Bu yazımda otomotiv sektörümüzün uygulamaya ne kadar hazır olduğunu değerlendireceğim. Memnuniyetle söyleyebiliriz ki Türkiye otomotiv sektörü, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) sürecine en hazırlıklı sektörlerin başında geliyor. Otomotiv sektörümüz aslında doğrudan bir CBAM sektörü değil. Yine de kullandığı ana girdiler (demir-çelik, alüminyum, karbon-fiber vb) üzerinden bu mekanizmadan do...