logo

OTOMOTİV SANAYİSİ TÜRKİYE’NİN İHRACAT VE EKONOMİK DEĞER ANLAMINDA EN ÖNEMLİ SEKTÖRÜ

Salih Sami Atılgan

Salih Sami Atılgan
salihsamiatilgan@yedpahaber.com
OTOMOTİV SANAYİSİ TÜRKİYE’NİN İHRACAT VE EKONOMİK DEĞER ANLAMINDA EN ÖNEMLİ SEKTÖRÜ

Değerli meslektaşlarım, Otomotiv sektörünün; araç satış, yedek parça, satış sonrası hizmete YEDPA, Türkiye’de oto yedek parça ticaretinin yapıldığı en büyük merkezlerden bir tanesi. Yedek parça sanayinin 2023’te 14 milyar doları aşan bir ticareti söz konusu. 2024’ün üçüncü çeyreğinde de gözlemlenen problemlerin başında ilk iki çeyrekte olduğu gibi “maliyetlerdeki aşırı artış” yer aldı. Nakit akışında yaşanan problemler öncelikli sorunlar arasında öne çıktıksa da, Türkiye ihracat sıralamasında da ilk beşe girebilecek bir konumda. Pek çok markanın bütün parçalarının üretilebileceği kapasiteye sahibiz. Türkiye’de işgücü ve enerji gibi ana girdilerin artmış olması rekabet açısından zorluklar oluşturuyor olsa da Türkiye otomotiv yan sanayisi gücüne güç katmaya devam ediyor. YEDPA’daki iş yerler inin bugün küçük geldiğini ifade eden önümüzdeki süreçte YEDPA 2 adıyla anılabilecek lojistik depoların yer aldığı bir merkez oluşturma gayreti içinde olacağız.

Türkiye ticaretinin yarıdan fazlasının gerçekleştiği il İstanbul. İTO Meslek Komite Meclis Üyesi önceki dönemde de meclis başkan vekilliği bu dönemde de yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyoruz. Otomotiv ulaştırma ve lojistik alanlarında meslek komitemizden gelen görüşleri yönetim kurulunda ilgili kurumlara aktarılması konusunda destek sağlamaya çalışıyoruz.

KUR GÜNCELLENMELİ 

Türkiye’nin Orta Vadeli Plan’da da ifade edildiği gibi katma değeri yüksek ürünler üretiyor olması lazım İhracat gelirlerimizin artması gerekir. Birtakım zorluklar yaşadığımız bir gerçek. Bu süreçten en fazla etkilenen ihracatçılar. Şu an ekonomik konjonktürde her şeyin enflasyonla yakın düzede artması beklenir. Yüzde 70-80 enflasyon konuşulurken kurun da o düzeylerde olması gerekir. Çünkü üretim maliyetleri artıyor. Kur burada kendi dengesini sağlayamadığında bizim ürünlerimiz rekabet halinde olduğumuz diğer ülkelere göre pahalı olmaya başlıyor. İhracatçının zorluğu kur bazlı fiyat belirlendiğinde değiştirilmesi o kadar kolay olmuyor. Şu anda kur çok düşük seyrediyor. Ekonomi bakanımız kur artırmayarak enflasyonu daha hızlı düşüreceğine inanmış durumda. Şu anda enflasyon kur farkı yüzde 50’yi geçti. Artık tolore edilebilir bir durum söz konusu değil. Kur ihracatçılar üzerinde ciddi bir yük. İhracatçının bu konuda dayanabilecek gücü kalmadı.

OTOMOTİVDE KÖKLÜ DEĞİŞİM

Otomotiv sektörü ilk aracın icat edildiği 1800’lü yıllardan sonra en hızlı değişimi yaşıyor. Burada iki faktör çok önemli bir tanesi artık konvansiyonel araçların çevreye zararlarından dolayı yeşil enerjinin kullanıldığı elektrikli araçlar son dönemde revaçta. Hidrojen pilli araçlarla ilgili çalışmalar devam ediyor. Bir diğer köklü değişim otonom araçlar. Artık pek çok ülkede sürücüsüz araçların devrede olduğu bir süreçten bahsedebiliyoruz. Bu konuda sektör kendini belirli bir yere taşısa da alt yapı konusunda ülkemizin eksikleri var.

TOGG SEKTÖRDE ÖNCE OLDU

Otomotiv konusunda Türkiye’nin avantajları var. Küresel sisteme entegre olmuş bir yapımız var. Şu anda 2 milyonu bulan araç üretim kapasitesine sahibiz. Bunların büyük bölümü konvansiyoneldi burada dönüşüme ihtiyaç vardı. Milli markamız TOGG bu konuda öncü rol üstlendi. TOGG’un üretim kapasitesi oldukça sınırlı. Bunun devamında Ford’un elektrikli araçlarla ilgili yatırımı söz konusu onun dışında neredeyse hiçbir markanın burada elektrikli araçla ilgili yatırımı söz konusu değildi. Türkiye ürettiği araçların yüzde 70’ini ihraç eden bir ülke. Bunun da önemli bir kısmını AB’ye ihraç ediyor. Avrupa 2030’da konvansiyonel araçların satışına izin vermeyeceğini açıklıyor. Bu anlamda ciddi bir riskle karşı karşıyaydık. BYD gibi markaların Türkiye’ye gelmiş olması önem arz ediyor. TOGG ve Ford’un dışında diğer markaların da elektrikli hatlarını açmaya başlamalarını umuyorum.

İKİNCİ ELDE KÖPÜK KALKTI

İkinci el piyasasını sıfırdan bağımsız düşünemeyiz. Kullanıcılar araçlarını satarken yeni araçla mukayese ederek fiyatlıyor.  Önceki dönemler itibarıyla enflasyonun da etkisiyle otomotivin yatırım aracı gibi değerlendirilmesinden kaynaklı nedenlerle araç satışları çok arttı. Araç fiyatları beklentilerin üzerine çıktı. Geçmiş dönemin kendine özgü şartları nedeniyle farklı gelişmeler oldu araç fiyatları olması gerekenin çok üstünde fiyatlara kadar yükseldi. Şu an sıfır araç tarafında köpük diyebileceğimiz olaylar böyle bir şey söz konusu değil şu an araçlar olması gereken düzeyde. 2024’te finansa ulaşımın oldukça zorlandığı bir dönem. Araç ve gayrimenkul satışında temel faktör finansmandır. Finansa ulaşım bankacılık sistemi üzerinden zorlaşınca araç satışları olumsuz olarak etkilendi. İkinci elde fiyatlar olabildiğince dip rakama gelmiş durumda. Araç alma düşüncesinde olanların bu zamanı kaçırmamalarını bundan daha aşağıya fiyatın olmayacağını belirtmek isterim.

Yeni yılda sağlık ve huzur içinde hayırlı, bol kazançlı çalışmalar temenni ediyorum.

Salih Sami Atılgan

YEDPA Yönetim Kurulu Başkanı

Paylaş
Etiketler: »

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE YEDPA’DAN GELECEĞE UZANAN VİZYON

    25 Mart 2026 GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV, YEDPA HABERLER

    Değerli meslektaşlarım, Ekonomik rekabetin kuralları hızla değişirken, ticaret merkezleri ve sanayi bölgeleri de bu dönüşümün bir parçası olmak zorundadır. Artık yalnızca üretmek, satmak ya da büyümek yeterli değil; güvenli, sürdürülebilir ve geleceğe uyumlu bir yapı kurmak kurumların varlığını sürdürebilmesi için temel bir zorunluluk haline gelmiştir. YEDPA’da son dönemde atılan adımlar, bu dönüşümün somut bir örneğini oluşturmaktadır. Uzun yıllardır gündemde olan 1032 ada 2 No’lu parseldeki yapılaşma sürecinde gelinen kritik aşama, yaln...
  • İRAN MERKEZLİ JEOPOLİTİK GERİLİMİN OTOMOTİVE ETKİSİ

    25 Mart 2026 GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV

    Merhabalar, Mart 2026 ayının sonuna geliyoruz. ABD ve İsrail güçlerinin İran’a saldırmasının üzerinden neredeyse dört hafta geçti. Gerçi yazımızın hazırlandığı saatlerde Trump yeni açıklamalarla tansiyonu düşürme gayretine girdi ama Orta Doğu’da tırmanan İran merkezli bu gerilim, küresel otomotiv endüstrisini son yılların en karmaşık sınavlarından biriyle karşı karşıya bırakmayı sürdürüyor. Pandemi sonrası toparlanmaya çalışan sektör, şimdi de ‘Hürmüz Boğazı’ kaynaklı bir enerji şoku kıskacında. ​Bugün itibarıyla İran geriliminin otomotiv s...
  • KÜRESEL PAYLAŞIM EKONOMİSİNİN 2025 PERFORMANSI VE 2026 PROJEKSİYONLARI

    05 Şubat 2026 EKONOMİ, GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV

    Paylaşım ekonomisinin hacmi, 2025 yılında 400 milyar dolara yaklaştı. Küresel enflasyonist baskılar ve hammadde maliyetlerindeki artış, tüketicileri yeni ürün satın almak yerine mevcut kaynakları paylaşımlı kullanmaya yöneltmeye devam ediyor. Bu ekonomi modeli, 2024 yılına oranla %26,5’lik bir büyüme kaydederek, geleneksel perakende ve hizmet sektörlerinin büyüme hızını ikiye katladı. -2025’te “Hizmet Olarak Mobilite” kavramı olgunluğa ulaştı. Elektrikli yeni enerji taşıtı (NEV) paylaşım filoları, büyük metropollerde özel taşıt sahipliğini %...
  • TÜRKİYE OTOMOTİV SEKTÖRÜ SINIRDA KARBON DÜZENLEMESİNE (CBAM) HAZIR MI?

    10 Ocak 2026 GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV

    Merhabalar, Bildiğiniz gibi 2026 yılına girdiğimiz bu günlerde AB ülkeleri Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) uygulamasına başladı. Bu yazımda otomotiv sektörümüzün uygulamaya ne kadar hazır olduğunu değerlendireceğim. Memnuniyetle söyleyebiliriz ki Türkiye otomotiv sektörü, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) sürecine en hazırlıklı sektörlerin başında geliyor. Otomotiv sektörümüz aslında doğrudan bir CBAM sektörü değil. Yine de kullandığı ana girdiler (demir-çelik, alüminyum, karbon-fiber vb) üzerinden bu mekanizmadan do...