Son Dakika


Otomotiv pazarında daralma derinleşirken, markalar ve yetkili bayiler stoklarını eritmek amacıyla indirim ve kampanyalara hız verdi. Bazı modellerde indirimlerin 700 bin TL’ye kadar çıktığı belirtilirken, 3 milyon TL seviyesindeki otomobillerin 2,3 milyon TL’ye kadar düşen fiyatlarla satışa sunulduğu görülüyor.
Otomotiv pazarında haziran ayından itibaren başlayan daralma, temmuz ve ağustos aylarında da devam etti. Temmuz ayında yüzde 25’in üzerinde gerileyen pazar, ağustosta da yüzde 22’nin üzerinde daraldı.
Yaz aylarının etkisinin yanı sıra özellikle perakende otomobil satışlarında ciddi bir yavaşlama yaşanırken, hafif ticari araç ve filo satışlarında uygulanan iskontolar toplam daralmayı bir miktar sınırladı. Showroom trafiğindeki düşüş ve yüksek finansman maliyetleri ise bireysel tüketici talebini baskıladı.
Yüksek faiz oranları nedeniyle bayilerin stok taşıma maliyetleri yükselirken, markalar ve yetkili satıcılar ellerindeki araçları eritmek için kampanyalara ağırlık vermeye başladı.
Model bazında indirimlerin 700 bin TL’ye kadar çıktığı belirtiliyor. Bazı modellerde liste fiyatı ile kampanyalı satış fiyatı arasında önemli farklar oluşurken, 3 milyon TL seviyesindeki bir otomobilin 2,3 milyon TL’ye satıldığı örnekler dikkat çekiyor.
Otomotiv pazarında tüketicinin satın alma kararında fiyat avantajları ve kampanyalar belirleyici hale gelirken, özellikle yılın son aylarında daha fazla kampanya yapılması bekleniyor.
Otomotiv sektöründeki daralmanın önemli nedenlerinden biri de krediye erişimde yaşanan sorunlar olarak öne çıkıyor.
Otomobil satışlarında banka kredilerinin kullanım oranının yüzde 5-6 seviyelerine gerilediği belirtilirken, yüksek faiz oranları tüketicilerin araç alım kararlarını erteliyor.
Krediye erişimde zorlanan tüketicilerin tasarruf finansman şirketlerine yöneldiği görülürken, finansman maliyetlerindeki yüksek seyir hem tüketiciyi hem de stok taşıyan bayileri zor durumda bırakıyor.
Otomotiv sektöründe yıl sonu satış beklentileri de aşağı yönlü revize ediliyor.
İlk 8 ay sonunda yaklaşık 720 bin adet seviyesinde bulunan otomotiv pazarının, eylül ayında geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 18 daralması bekleniyor.
Eylül ayının yaklaşık 90 bin adet satışla tamamlanması halinde 9 aylık toplam pazarın 810 bin adet seviyesine ulaşacağı hesaplanıyor.
Yıl sonunda 1 milyon 175 bin adetlik pazar büyüklüğüne ulaşılabilmesi için son üç ayda 365 binin üzerinde araç satılması gerekiyor. Bu da aylık ortalama 120 bin adedin üzerinde satış anlamına geliyor.
Son üç ayda toplam satışların 250-300 bin adet seviyesinde kalması halinde ise 2026 otomotiv pazarının 1 milyon 100 bin ile 1 milyon 150 bin adet arasında tamamlanabileceği ve geçen yıla göre yüzde 13-14 civarında daralma yaşanabileceği öngörülüyor.
Elektrikli otomobil pazarında ÖTV matrahları da fiyatların seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.
1 milyon 650 bin TL’lik vergisiz matrah sınırının aşılması halinde ÖTV oranının yüzde 55’e yükselmesi, bazı modellerde fiyatların kısa sürede milyonlarca liralık artış göstermesine neden olabiliyor.
Bu durum nedeniyle bazı elektrikli otomobillerde 2,2 milyon TL seviyesindeki fiyatların 3,3 milyon TL’ye kadar yükseldiği görülüyor.
ÖTV dilimindeki değişiklik beklentisi de tüketicilerin satın alma kararlarını etkiliyor. Özellikle yüzde 55 ÖTV dilimine giren modellerde talebin fiyat artışları nedeniyle zayıfladığı belirtiliyor.
Elektrikli otomobil pazarında TOGG, yüzde 25’lik ÖTV diliminde yer alması ve kredi avantajlarının da etkisiyle liderliğini sürdürüyor.
Ancak aylık 4-5 bin adetlik üretim kapasitesinin Türkiye’de elektrikli otomobil pazarındaki toplam talebi karşılamaya yeterli olmadığı belirtiliyor.
Sektörde özellikle 1 milyon 300 bin ile 1 milyon 500 bin TL fiyat aralığında, 400 kilometrenin üzerinde menzil sunan küçük elektrikli otomobillere yönelik önemli bir talep bulunuyor.
Buna karşın Avrupa’da satışa sunulması planlanan yeni nesil elektrikli modellerin Türkiye’ye sınırlı adetlerde gelmesi, tüketicilerin uygun fiyatlı elektrikli araçlara erişimini zorlaştırıyor.
Volkswagen ID. Polo, Hyundai Ioniq 3 ve Skoda Epic gibi yeni nesil küçük elektrikli modellerin Türkiye pazarına girişinde kota sorununun yaşanabileceği belirtiliyor.
Avrupalı üreticilerin emisyon hedefleri nedeniyle araç tahsislerinde önceliği Avrupa ülkelerine vermesi, Türkiye’ye ayrılan adetlerin sınırlı kalmasına neden oluyor.
Skoda Epic’in Türkiye’ye Mayıs 2027’de gelmesi beklenirken, model için 8 aylık dönemde yaklaşık 2 bin 500 adetlik kota alınabildiği belirtiliyor.
İzmit’te üretilmesi planlanan Hyundai Ioniq 3’te de ihracatın öncelikli olması nedeniyle Türkiye pazarındaki arzın sınırlı kalabileceği ifade ediliyor.
Otomotiv pazarında tüketicinin satın alma kararında fiyat, kampanya ve vergi avantajları giderek daha fazla önem kazanıyor.
Yerli üretim araçlar, ÖTV avantajı bulunan modeller ve ticari araçlarda uygulanan kampanyalar talebi desteklerken, ÖTV oranlarındaki sert değişimler bazı segmentlerde satışların hızla gerilemesine neden oluyor.
Daha önce 4×4 pickup araçlarda ÖTV oranının yüzde 4’ten yüzde 55’e çıkarılması sonrasında yaşanan talep kaybı da vergi düzenlemelerinin otomotiv satışları üzerindeki etkisini ortaya koydu.
Otomotiv pazarında yüksek faiz, krediye erişimdeki zorluklar, ÖTV matrahları ve araç fiyatlarındaki değişimler satışları baskılamaya devam ediyor.
Önümüzdeki 3-4 aylık dönemde markaların stok eritme kampanyalarının hız kazanması beklenirken, yıl sonuna doğru tüketiciler açısından daha fazla fiyat avantajının ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor.
Sektörde fiyat indirimleri, kampanyalar, kredi koşulları ve ÖTV düzenlemelerinin yılın kalan bölümünde otomotiv pazarının yönünü belirleyen temel unsurlar olması bekleniyor.
Otomotiv gazetecisi Emre Özpeynirci
Etiketler: AraçFiyatları » Ekonomi » EkonomiAjandası » ElektrikliAraç » Kredi » Otomobil » OtomobilFiyatları » otomotiv » OtomotivPazarı » OtomotivSektörü » ÖTV » TOGGBENZER HABERLER