logo

GLOBAL OTOMOTİV SEKTORÜNDE AZALAN TALEP VE KÜÇÜLEN KAR MARJLARI

M. İbrahim Aybar

M. İbrahim Aybar
ibrahimaybar@yedpahaber.com
GLOBAL OTOMOTİV SEKTORÜNDE AZALAN TALEP VE KÜÇÜLEN KAR MARJLARI

Merhabalar,

2022 yılının son çeyreğine girdik. Eylül sonunda Moody’s, otomotiv sektörüne emek veren bizlerin tahmin ettiği ama söylemediği bir gerçeği açıklayarak otomotivin görünümünü durağandan negatife çevirdi. Gerekçe ise; makroekonomik ortamın güç kaybetmesi ve tüketici talebinde azalma olarak verildi. Yaşam koşullarının maliyet olarak yükselmesine karşın ücret artışlarının bunu telafi edememesi, tedarik zincirinde oluşan maliyet artışları sonucu taşıt fiyatlarının artması ve kredi faizlerinde yükselme doğal olarak satın alma potansiyelini olumsuz etkiliyor. Aynı zamanda faizlerin yükselmesi otomotiv şirketlerinin finansman teminini güçleştiriyor. Sonuç olarak Moody’s bu yıl sonunda öngörülen satış rakamlarına ulaşılamayacağını söylemiş oldu.

Moody’s raporuna göre global hafif motorlu taşıt satışları bu yıl 2021 yılına göre %0,7 azalacak. Tahminler 81 milyonun altını gösteriyor. 2023 yılında ise %5,7 artacak. Global toplam pazar ise pandemi öncesi ulaşılan 95 milyon adetlik motorlu taşıt satış adedinin çok altında, 85 milyon adet dolayında şekillenecek.

Rapor, büyük pazarlar içinde en zayıf halkanın Avrupa pazarı olduğunu söylüyor. Asya-pasifik pazarı ise en dirençli pazar olarak öne çıkıyor.
https://auto.economictimes.indiatimes.com/news/industry/moodys-global-auto-outlook-goes-negative-on-weakening-demand-diminishing-margins/

Avrupa pazarı, bilindiği gibi Rusya-Ukrayna savaşının olumsuz etkisi altında. Özellikle Rusya’ya konan ambargo sonucunda enerji darboğazı AB ülkelerini vurmakta. AB ülkelerinin bataryadan elektrikli taşıtlara (BEV) hızla dönme isteği ise yarı iletken çip yetersizliğine tosluyor.

Çin pazarında ise otomotiv vergilerinde bu yılın ikinci yarısında yapılan indirim pazarı büyütecek görünüyor. Hatta 2023 yılı satışları bu yıldan daha iyi olabilir.

ABD pazarında ise hafif motorlu taşıt satışları Ağustos ayı itibariyle %15 düşmüştü. Aslında ABD pazarında talep güçlü ama üretim yetersiz kaldı. Yılın geri kalan kısmında üretim artışı sağlanabilirse bu yıl ve hatta 2023 yılı iyi sonuçlar verebilir.

Genel olarak tedarik zincirinin iyileştiğini ama enerji sorununun kırılganlığı artırdığını söylemek mümkün. Günümüzde daha kolay yarı iletken çip bulunabiliyor. Ama hala yeterli değil. Dolayısıyla taşıt üretimi henüz rahatlayamadı. Bu durum taşıt fiyatlarını yüksek tutmaya devam ediyor. 2023 yılında mikroçip sorununda daha fazla rahatlama olacak ama Rusya kaynaklı enerji sorunu kırılganlığı sürdürecek görünüyor.

Otomotiv üreticilerinin kar marjlarında da önümüzdeki 12 ile 18 ay boyunca azalma bekleniyor. Bunun nedeni yüksek taşıt fiyatları ve finansman maliyetindeki artış. Üretim hacmi artsa da talep ucuz taşıtlar yönünde ve azalma eğiliminde olacak. Ek olarak stokların artması serbest nakit akışını olumsuz etkileyecek.

Yan sanayi şirketleri de 2019 yılındaki üretim düzeylerinin altında kalacaklar. Montaj sanayi şirketleriyle maliyet paylaşımı yaparak yollarına devam edecekler. Lithium-ion batarya ve mikroçip üretenlerin dışında kalan yan sanayi firmalarının düşük talep karşısında dikkatli olmalarında ve esnek üretim yapmalarında yarar var. Keza bizim gibi ülkeler için €/$ paritesindeki gidişat ve hammadde fiyatlarındaki artış diğer olumsuz konular. Ek olarak ekipman seviyesi azaltılmış taşıtların üretiminde beklenen artış bir kısım yan sanayi şirketlerini zorlayabilir.

Sonuç olarak bu yıl ve önümüzdeki yıl otomotiv sektörünün genel konjonktür nedeniyle zorlu dönemler geçireceğini söylemek mümkün. Bize de kolaylıklar dilemek düşüyor.

Paylaş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE YEDPA’DAN GELECEĞE UZANAN VİZYON

    25 Mart 2026 GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV, YEDPA HABERLER

    Değerli meslektaşlarım, Ekonomik rekabetin kuralları hızla değişirken, ticaret merkezleri ve sanayi bölgeleri de bu dönüşümün bir parçası olmak zorundadır. Artık yalnızca üretmek, satmak ya da büyümek yeterli değil; güvenli, sürdürülebilir ve geleceğe uyumlu bir yapı kurmak kurumların varlığını sürdürebilmesi için temel bir zorunluluk haline gelmiştir. YEDPA’da son dönemde atılan adımlar, bu dönüşümün somut bir örneğini oluşturmaktadır. Uzun yıllardır gündemde olan 1032 ada 2 No’lu parseldeki yapılaşma sürecinde gelinen kritik aşama, yaln...
  • İRAN MERKEZLİ JEOPOLİTİK GERİLİMİN OTOMOTİVE ETKİSİ

    25 Mart 2026 GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV

    Merhabalar, Mart 2026 ayının sonuna geliyoruz. ABD ve İsrail güçlerinin İran’a saldırmasının üzerinden neredeyse dört hafta geçti. Gerçi yazımızın hazırlandığı saatlerde Trump yeni açıklamalarla tansiyonu düşürme gayretine girdi ama Orta Doğu’da tırmanan İran merkezli bu gerilim, küresel otomotiv endüstrisini son yılların en karmaşık sınavlarından biriyle karşı karşıya bırakmayı sürdürüyor. Pandemi sonrası toparlanmaya çalışan sektör, şimdi de ‘Hürmüz Boğazı’ kaynaklı bir enerji şoku kıskacında. ​Bugün itibarıyla İran geriliminin otomotiv s...
  • KÜRESEL PAYLAŞIM EKONOMİSİNİN 2025 PERFORMANSI VE 2026 PROJEKSİYONLARI

    05 Şubat 2026 EKONOMİ, GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV

    Paylaşım ekonomisinin hacmi, 2025 yılında 400 milyar dolara yaklaştı. Küresel enflasyonist baskılar ve hammadde maliyetlerindeki artış, tüketicileri yeni ürün satın almak yerine mevcut kaynakları paylaşımlı kullanmaya yöneltmeye devam ediyor. Bu ekonomi modeli, 2024 yılına oranla %26,5’lik bir büyüme kaydederek, geleneksel perakende ve hizmet sektörlerinin büyüme hızını ikiye katladı. -2025’te “Hizmet Olarak Mobilite” kavramı olgunluğa ulaştı. Elektrikli yeni enerji taşıtı (NEV) paylaşım filoları, büyük metropollerde özel taşıt sahipliğini %...
  • TÜRKİYE OTOMOTİV SEKTÖRÜ SINIRDA KARBON DÜZENLEMESİNE (CBAM) HAZIR MI?

    10 Ocak 2026 GÜNDEM, Köşe Yazıları, OTOMOTİV

    Merhabalar, Bildiğiniz gibi 2026 yılına girdiğimiz bu günlerde AB ülkeleri Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) uygulamasına başladı. Bu yazımda otomotiv sektörümüzün uygulamaya ne kadar hazır olduğunu değerlendireceğim. Memnuniyetle söyleyebiliriz ki Türkiye otomotiv sektörü, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) sürecine en hazırlıklı sektörlerin başında geliyor. Otomotiv sektörümüz aslında doğrudan bir CBAM sektörü değil. Yine de kullandığı ana girdiler (demir-çelik, alüminyum, karbon-fiber vb) üzerinden bu mekanizmadan do...